Kitapçılardan ve online satış mağazalarından.
Panik yapmayın! Kitaplarımız raflara geldiği anda tükeniyor. Talebi karşılamak için devamlı yeni baskı yapıyoruz. Kitabı bugün bulamadıysanız birkaç gün içerisinde yeni baskımız raflardaki yerini alacaktır.

Herkesin farklı bir tarzı ve beğenisi var. Kimi boyamaseverlerimiz kuru kalem tercih ederken kimi keçeli kalem kullanıyor. Guaş ve sulu boyalarla boyama yapanlar da var. Bu konuda farklı fikirler edinmek için sosyal medya hesaplarımızdaki paylaşımları takip edebilirsiniz.

facebook.com/EsrarengizBahceBoyamaKitabi
instagram.com/Esrarengiz_Bahce
twitter.com/EsrarengizBahce
#esrarengizbahce

Hemen yaptığınız boyamanın fotoğrafını çekip sosyal medya üzerinden bizi etiketleyerek paylaşın.
Johanna Basford
Johanna Basford
Credit: Sam Brill

Şimdi de kitabın yazarı Johanna’yı biraz daha yakından tanıyalım:


İskoçya’nın Dundee şehrinde bulunan Dundee Üniversitesinde sanat ve dizayn okudum. Serigrafi üzerine çalıştım.
İskoçya ve Londra'da staj yaptım ve eserlerimi New Designers'da sergiledim. Bir iş için Londra'ya taşınma arifesindeyken el baskısı duvar kağıtlarım ilgi görmeye başladı. Medyada haber oldu. Böyle bir pazar olduğunu fark edince bu alana yönelmenin akıllıca olacağını düşündüm.
Hayır. Üniversitenin son senesinde yüksek lisansa başvurdum fakat kabul edilmedim. Önce çok üzüldüm fakat daha sonra hayatta pek çok fırsatın olduğunu fark ettim. Belki de bu benim için çok iyi oldu.
İskoçya’nın kuzeydoğusunda yer alan Aberdeen’de yaşıyorum. Evden çalışıyorum. Ofisimde büyükçe bir sandığım var. İçerisinde son 3 senedir ortaya çıkardığım her çizim mevcut. Ayrıca kavanozlarda ve ayakkabı kutularında sakladığım çok çeşitli kalemlerim var. Bunların yanı sıra pek çok kitabım ve dizayn dergisi var ofisimde. Her iki dedem de bahçıvandı ve onlardan bana botanik üzerine çok ciddi bir kitaplık miras kaldı. Bunlar benim için ilham kaynağı. Bazı insanlar için evden çalışmak çok zor ama benim hayat tarzıma çok uyuyor. Çok uzun saatler çalışıyorum. Bu sebeple ofisimin burnumun dibinde olması çok büyük bir avantaj. Gün içerisinde pek çok şey için ofisten çıkıyorum. Postaneye gidiyorum, müşterilerle görüşüyorum, arkadaşlarımı görüyorum. Bu sebeple düşündüğünüz kadar yalnız bir hayat değil. .
Bu işten işe değişiyor. İşin karmaşıklığına, büyüklüğüne, müşterinin isteklerine, değişikliklere göre çok değişen bir süreç. Yani bir işin tamamlanması için ne kadar süre gerekeceğine dair bir formül yok.
Her yerde ve her şeyde… Paket kâğıtlarından web sitelerine, billboardlardan tekstil ürünlerine, arabalardan cam ve kumaşlara, aydınlatma ürünlerinden kitap kapaklarına, telefon kaplarından mobilyalara, güvenlik kapılarından çantalara kadar. Bana kalsa her şeyin üzerine bir çizim kondurabilirim.
Pek çok şeyden. Sanırım yaratıcı insanlar gündelik hayatta etraflarından olup biten en küçük şeylerden bile ilham alabiliyor ve bunlar hayal gücümüze ve işimize yansıyor. Bir kitap kapağından sakız kabına, parktaki bir yapraktan bir örümcek ağına, her şey aklımızın bir köşesinde yer ediyor ve doğru zamanda tekrar önümüze geliveriyor.
Evet. Herkes gibi ben de bazen masamda oturuyorum ve önümdeki boş sayfaya uzun süre bakıyorum. Bu bende inanılmaz bir korku ve noksanlık hissi meydana getiriyor. Fakat sonra bunun normal olduğunu düşünüyorum. En iyisi proaktif olmak ve bu durumun sizi sarıp sarmalamasına izin vermemek.

Böyle bir durumla karşılaştığınızda dışarı çıkın, film seyredin, dergilere bakın, sanat galerisine gidin, arkadaşınızla buluşun, kitap okuyun, parkta yürüyün… Yeter ki bir şeyler yapın. Zihnim tıkandığında ve önümdeki boş sayfalardan uzaklaştığımda hayalimde hemen sayfaların dolmaya başladığını görüyorum..
Benim çizimlerim çok ince ve girift. Her bir çalışmanın içerisine küçük ilginç ayrıntılar eklemeyi seviyorum. Bu kimi zaman bir kelebek, minik bir böcek ya da zor bulunan bir tavşan oluyor. Bunlar çizimlerimde yavaş yavaş ortaya çıkıyor ve her biri sayfaya bir nebze esrar ve eğlence katıyor. Bu aşamada rengin çizimleri zorlaştıracağını düşünüyorum. Siyah beyaz çizimler daha cesur, net ve kalemin çizimlerinin belirgin olarak ortaya konmasına müsaade ediyor. Bu esnada çizime renk katmak ilgi dağıtıcı olur diye düşünüyorum. Ayrıca kalemler siyah, kâğıt beyaz. Siyah beyaz kombinasyonu çok mantıklı görünüyor.
Üç sebeple: aşk, genler ve nostalji. Doğal şekilleri bütün farklı nüansları ile seviyorum. Bombus arıları, tohum kapsülleri, böcekler, tomurcuklar, dikenler, dallı budaklı elma ağaçları, yüksükotları, örümcek ağları… Hepsi ilgimi çekiyor. Annemle babamın bir balık çiftliği var ve küçük kız kardeşimle bu çiftlikte büyüdük. Balık çiftliğinin yanı sıra babam av hayvanı bekçisi ve dedelerimin ikisi de bahçıvandı. Doğa ile iç içe bir çocukluğum oldu. Dışarda çukurlar kazar, gölette yüzer, ağaçlara tırmanır ve tilki kovalardık. Bu tarz oyunların çocuklarda çok canlı bir hayal gücünü teşvik ettiğini düşünüyorum. Aynı zamanda doğa sevgisini de. Ve tabi tüm bunlar bir çizer olarak bana ilham veriyor.
Benim için el ile çizim daha özgün, heyecanlı ve kişisel. Bilgisayar çizimleri ise soğuk ve analitik. Hâlbuki el ile ortaya çıkan çizimlerin bir karakteri var, duyguları da yansıtıyorlar. İnsanlara, dijital dünya için analog sanat ürettiğimi söylüyorum. Bu endüstri son teknoloji kullanan harika çocuklar ve çözünürlük mükemmeliyetçileri ile dolu. Ben ise bir çizerin masa başına oturup boş bir kâğıt üzerine mürekkep ile enfes görseller çizerken ellerinin kirlenmesini, bundaki romantizmi seviyorum. Sanki bilgisayarda üretilen görselden daha hilesiz ve dürüstmüş gibi geliyor. Ben de bilgisayar kullanıyorum. Ancak bunu yaratıcı sürecin en sonunda yapıyorum. Benim bu aşamadaki becerim tara, kes, yapıştır, çevir, ebadını ayarla ve kaydet komutlarından ibaret. Gerçekten.
Sosyal medya işimi pazarladığım en güçlü araç ve bedava! İnternet dünyayı küçük bir yer hâline dönüştürdü ve herkese bir ses verdi. Kendimi tanıtmamda ve işimi potansiyel yeni müşterilere tanıtmamda çok yardımcı oldu.
EDAM